LAPAROSKOPİK CERRAHİ

Obezite Cerrahisi, Diyabet ve Kanser Cerrahisi

image25

  

Pankreas karnın arka tarafına yerleşmiş, hem kana hem de  barsağa salgı yapan oldukça önemli bir organdır. Hayati organ ve damar komşulukları nedeniyle pankreasın travma veya kanserleri ciddi seyirlidir.


Ekzokrin pankreas pankreasın % 85’ini oluşturur ve amilaz, lipaz ve proteazlar gibi sindirim enzimlerinin barsak lümenine salınmasından sorumludur. Endokrin pankreas ise insülin, glukagon, somatostatin, ghrelin, pankreatik polipeptit gibi hormonların kana salgılanmasından sorumludur.

  

Pankreas kanserlerinin bilinen risk faktörleri sigara, şişmanlık, diyabet, hareketsiz yaşam, aşırı kırmızı et tüketimi, kronik pankreatit ve az sebze tüketimidir. Erkeklerde daha sık görülür. Genetik geçişte mevcuttur.


Pankreas kanserleri en ölümcül kanser türlerinden biridir. Bunun en önemli sebebi ise erken tanı konulamamasıdır.

 Pankreas kanserinin belirtileri ise endokrin veya ekzokrin kökene göre değişir. Genel belirtiler kilo kaybı, karın ağrısı, sarılık, bulantı, kusma, iştah kaybı, halsizlik, yorgunluk, ishal ve ani ortaya çıkan şeker hastalığıdır. 

 Endokrin pankreas kanserleri nadir görülürken, ekzokrin pankreas kanserleri daha sık görülür. En sık görülen endokrin pankreas kanserleri insülinoma, gastrinoma, vipoma, glukagonoma ve somatostatinomadır. Tümörün ürettiği hormona ve yerleşim yerine göre farklı bulgular verirler. Pankreatik nöroendokrin tümörler ise hormon üretmezler.


Pankreasın ekzokrin kanserleri ise adenokarsinom, adenoskuamöz karsinom ve asiner hücre karsinomdur. Pankreas başı yerleşiminde tıkanma sarılığı görüldüğünden tanı daha erken konarken, gövde/kuyruk yerleşiminde ise belirtiler daha geç ortaya çıktığından tanı daha geç evrede konmaktadır.
Pankreas kanserinin tedavisinde en önemli faktör erken tanıdır. 


Tanı ve evrelemede seçilecek en iyi görüntüleme yöntemi kontrastlı bilgisayarlı tomografidir (BT). Endoskopik ultrasonografi (EUS) ile küçük pankreatik kitleler tespit edilebilir ve biopsi yapılabilir. PET-BT yayılımın değerlendirilmesinde ve kronik pankreatit/kanser ayrımında önemlidir. Yine tümörün çıkarılabilirliğinin değerlendirilmesi amacıyla tanısal laparoskopi yapılabilir. 

image26
image27

 Pankreas kanserlerinde cerrahi girişimler açık veya kapalı (laparoskopik) uygulanabilir. Uygulanabilecek cerrahi girişimler Whipple prosedürü (pankreatikoduedenektomi) ve distal pankreatektomidir.


 Cerrahi girişimin türüne tümörün yerleşimine göre karar verilir. Pankreasın cerrahi girişimleri anatomik yerleşimi, çevre organ ve yapı komşuluğu nedeniyle oldukça zordur. 

Bugün pankreas kanserlerini laparoskopik yöntemle tedavi etmekteyiz. Laparoskopik Whipple prodesürü ve laparoskopik distal pankreatektomi ise ciddi deneyim gerektiren yaklaşımlardır. 


Açık ameliyat sırasında organın yerleşimi nedeni ile karın üzerinde oldukça büyük bir kesik yapılmakta bu da ciddi yara problemlerine (yara yeri enfeksiyonları, karın duvarı fıtıkları gibi) yol açmaktadır. 


Kapalı yöntem karına 5 yada 6 adet küçük delik açılarak yapıldığı için ameliyat sonrası iyileşme çok hızlı olmaktadır.

İleri evre pankreas kanserlerinde ise palyatif cerrahi ve endoskopik girişimler uygulanabilir (ağrı kontrolü, safra yolunun stentlenmesi, operatif bypass prosedürleri gibi).