LAPAROSKOPİK CERRAHİ

Obezite Cerrahisi, Diyabet ve Kanser Cerrahisi

image8

Mide sindirim ve endokrin fonksiyonları olan önemli bir organdır. 


Gıdaların yemek borusundan duedenuma geçişine aracılık ederken, gıdanın sıvı ile yumuşatılması, karıştırılması ve sindirilmesine yardımcı olur.

Mide kanseri hem sık görülür hem de kansere bağlı ölümlerin en önemli nedenlerinden biridir. Kansere bağlı ölüm nedeni olarak erkeklerde 2. , kadınlarda ise 3. sıradadır.


 Batı Avrupa ve Asya' da ise kansere bağlı ölümün en önemli nedenidir.
Midenin en sık görülen kötü huylu tümörleri adenokarsinom (% 95), lenfoma (% 4) ve malign gastrointestinal stromal tümördür (GİST).


 Aynı zamanda mideye tümör metastazları veya direk yayılım (kolon-pankreas-over) görülebilir.

Mide kanserinin oluşumunda bazı risk faktörleri mevcuttur.


 

  • Pernisiyöz anemi
     
  • A kan grubuna sahip olanlar
     
  • Ailesinde mide kanseri olanlar
     
  • Tuzlanmış-tütsülenmiş-salamura gıdalar ve nitrit içeren gıdaları sık tüketenler
     
  • Sigara
     
  • Helicobacter Pylori enfeksiyonun varlığı
     
  • İleri yaş
     
  • Erkek cinsiyet
     
  • Irk (Asya, Afrika)
     
  • Kronik atrofik gastrit, mide ülserleri, midede adenomatöz  poliplerin varlığı mide kanseri riskini artırmaktadır.  Beslenmenin taze meyve ve sebze, C ve E vitamininden zengin olması ise mide kanseri riskini azaltmaktadır.
     

image9
image10

Mide kanserinin belirti bulgularına bakıldığında en sık iştahsızlık, kilo kaybı, erken doyma, mide bölgesinde ağrı, bulantı, kusma, yemek sonrası rahatsızlık ve şişkinlik, kansızlık, yorgunluk ve kanamalar görülebilir. Hastalığın ileri evresinde ise mide bölgesinde ele gelen kitle, karaciğer büyümesi, karın içinde sıvı birikmesi, sarılık veya lenf bezi büyümeleri (özellikle sol köprücük kemiği lenf nodları) görülebilir.


Mide kanserinde en kesin tanı yöntemi Üst GİS endoskopidir. Endoskopi sırasında biyopside yapılabilir. 45 yaş üstü mide rahatsızlığı olan tüm hastalara, dispepsi ve alarm belirtileri (kilo kaybı, tekrarlayan kusma, yutma güçlüğü, kanama veya anemi) olan, ailede mide kanseri öyküsü olan herkese endoskopi yapılmalıdır. Hastalığın evrelemesi Bilgisayarlı Tomografi (BT), Magnetik Rezonans İnceleme (MRİ), Pozitron Emisyon Tomografi (PET) ve Endoskopik Ultrasonografi (EUS) ile yapılır.


Mide kanserinin tek tedavisi tümörün ve yayılmış olduğu bölgesel odakların (lenf nodları) cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Yine çevre organ tutulumları varsa (distal pankreas, transvers kolon, dalak) bu organlarda çıkarılmalıdır. Kemoterapi ise cerrahi sonrası sağ kalıma kısmen katkı sağlasa da sağ kalıma etkinlik operasyonun yeterliliği ile ilişkilidir.

Standart cerrahi tedavi midenin kısmen veya tamamının çıkarılmasıdır. Yine başarılı bir cerrahinin olmazsa olmazı yeterli lenf nodunun çıkarılmasıdır. 


Cerrahi başarıyı arttıran en önemli etken tümörün evresidir. Dolayısıyla tümöre erken evrede tanı koyulabilmesi uygulanacak cerrahinin sağ kalıma katkısını ciddi şekilde artıracaktır. Aynı zamanda erken tanı için tarama programlarının uygulanması önemlidir.


Bu alanda da cerrahi girişimler açık cerrahiden laparoskopik yönteme kaymıştır. Laparoskopik cerrahi sırasında hem lenf bezleri temizlenirken daha iyi bir görüş sağlamak mümkün olmakta, hem de iyileşme ve ameliyat sonrası yaşam daha konforlu olmaktadır. 


Hastalar tekrar ameliyat gerektirebilecek kesi yeri fıtığı gibi problemlerle çok az karşılaşmaktadır.

image11