LAPAROSKOPİK CERRAHİ

Obezite Cerrahisi, Diyabet ve Kanser Cerrahisi

image12

Meme kanallardan (ductus) ve süt üreten bezlerden (lobül) oluşan bir dokudur. Ergenlikte hormonal uyarılara bağlı olarak büyümeye başlar ve gelişim gebelik sürecine kadar tamamlanmaz.

Meme kanseri için risk faktörleri kadın cinsiyet (erkeklerde % 1), erken yaşta ilk adeti görme (menarş) ya da geç menapoz gibi sebeplerle östrojene uzun süreli maruziyet ya da doğum yapmama gibi menstüral siklus sayısını artıran durumlar, geç yaşta doğum yapma, emzirmeme, obezite, yüksek yağ içerikli gıda tüketimi, alkol kullanımı, iyonize radyasyon ve ileri yaştır. 


Ailede meme kanseri hikayesi olanlarda meme kanseri riski artmıştır. Yine BRCA-1 ve BRCA-2 gen mutasyonları meme kanseri riskini artırır. Orta düzeyde egzersiz ve uzun laktasyon periyodu (uzun süreli emzirme) menstural siklusu azalttığından meme kanseri riskini azaltır. Yine tam zamanlı hamilelik (9 ay) meme kanseri riskini azaltır.

En sık görülen meme kanseri tipleri invaziv duktal kanser (% 80) ve invaziv lobüler kanserdir (% 10). Diğer görülen tipler ise medüller kanser, tubuler kanser, müsinöz kanser, papiller kanserdir. Tüm bu alt tipler farklı ilerleme hızlarına ve tedavi yaklaşımına sahiptir. 



Bazal membranı aşmadan erken yakalanan tipler ise duktal karsinoma insitu (DCİS) ve lobüler karsinoma insitu (LCİS) olarak adlandırılır.



Meme kanserinin belirtileri memede kitle, büyüme veya asimetri, meme başında içeri çökme ya da yer değiştirme, meme cildinde kızarıklık veya ülserasyon ve koltuk altında kitledir. Meme başından özellikle kanlı akıntı önemli bir bulgudur. Hastaların yarısında ise fiziksel bir bulgu yoktur. Ağrı ise genellikle benign (iyi huylu) hastalıklarla ilişkilidir.

image13
image14

Meme kanseri ileri evre haline gelene kadar belirti vermeyebilir, bundan dolayı erken tanı oldukça önemlidir. Erken tanı amacıyla tarama programları uygulanmakta, evde kendi kendine muayene yöntemleri öğretilmekte ve 40 yaşından itibaren her kadına meme muayenesi ve görüntüleme yöntemleri uygulanmaktadır. 


En sık kullanılan görüntüleme yöntemleri mamografi, meme ultrasonografisi, duktografi ve meme MR’dır. Görüntülemelerde şüpheli lezyonlar tespit edilirse biopsiler (iğne biopsileri veya cerrahi biopsiler) yapılabilir.

Meme kanserinin tedavisi kanserin evresi ile ilişkilidir. Uygun hastalarda meme koruyucu cerrahiler ön plandadır. 


Bazı durumlarda ameliyat öncesi ilaç ve ışın tedavisi uygulamak faydalıdır. Ameliyat sonrası tedavinin etkinliğini artırabilmek amacıyla radyoterapi, kemoterapi ve hormonoterapi uygulamaları cerrahi tedaviye eklenir

Cerrahi seçenekler meme koruyucu cerrahi yaklaşımlar (Lumpektomi, Lumpektomi + aksiller diseksiyon, sentinel lenf nodu örneklemeleri, sterotaktik eksizyon (telle işaretleme)) ve memenin korunmadığı cerrahi yaklaşımlardır (modifiye radikal mastektomi gibi). 


Meme koruyucu cerrahiler sonrası radyoterapi uygulanması rutinken memenin korunmadığı cerrahi girişimlerde ise radyoterapiye patolojik değerlendirme sonrasına göre karar verilir. Kemoterapi ve hormonoterapiye ise yine patolojik değerlendirmelere göre karar verilmektedir.

image15